YAŞLILAR YURDU İLE YETİMHANELER BİRLEŞTİRİLSE NE OLUR ACABA?

HUZUREVLERİ İLE YETİM ÇOCUKLAR YURDU BİRLEŞİRSE, NE OLUR ACABA?

Mehmet CANBOLAT Yorumluyor:

 

Kanada'dan bir haber var.
İnsani boyutu olunca hemen dikkatimi çekti.

Bu ülkede, yaşlılar yurdunda yaşayan ileri yaştaki erişkin insanlarda, aile yakınlarından yeterince ilgi görememe, ziyaretlerin ya hiç olmaması ya da seyrekleşmesi yüzünden ve hızlı bir yalnızlık duygusuna sürüklenme sendromu gözlenmiş.

Bu sadece Kanada'nın sorunu değil kuşkusuz.
Sanayi toplumlarının en can alıcı konusu ve siyasi erk, bu sorunun her geçen yıl biraz daha büyüdüğünü görüyor ve geleceğe yönelik önlem alınması gerektiği için sadece yaşlı bakım hizmetleri konusunda farklı ölçekli inanılmaz kapsamlı projeler geliştiriyor.

Biz yine Kanada örneğinde kalalım şimdilik isterseniz.
Yaşlılar yurtlarında yaşayanların, geri kalan ömürlerinde mutlu olmaları için, çeşitli uygulamalar yapılıyor.

Yaşlıların mutsuzluğu ve yalnızlık duygusuna sürüklenip, dünyaya küsmelerini önlemek amacıyla bir çözüm deneniyor.

Yani ruhsal yalnızlık duygusuna çözüm olarak, yetimhanelerdeki çocuklarla zaman geçirmesi ve kendi halinde bir aile bağı oluşturması, duygu dünyalarını karşılıklı biçimde beslemesi hedefleniyor.

Sonuç inanılmaz. Çocuklar ve yaşlılar arasında kısa sürede sağlanan kaynaşma ile, duygusallığın ön plana çıktığı gözlenmiş.

Yani örneğin yetimhanede barındırılan çocuklar, bu kısa sürede, o yaşlılar nezdinde, bir anne baba ve elbette aile sıcaklığı hissetmeye başlarken, yaşlı insanlarda ise, yalnızlık duygusunun hızla unutulduğu farkedilmiş ve erişkin insanların, çocuklara çok zaman ayırmaya başladığı gözlenmiş.

Onlarla oyunlar oynayarak, belki bastırılmış öznel duygularını yeniden yaşama kavuşması, yani çocukluğunu hatırlaması da işin bir başka insani boyutu denilebilir.

İdeal çözüm arayışları içinde, bir süre sonra yaşlılar yurdu ile, yetimhanelerin aynı çatı altında toplanması önerilmiş.

Çocuklarla yaşlıların birbirlerine öğretecek çok fazla şeyi olduğunu dile getiren yetkililer, sonuçların inanılmaz ölçüde olumlu olduğunu söylüyor.

Çarpıcı bir proje. Denenmeye değer.

Nerede olursa olsun.
İnsan sonuçta. İnsana hep ihtiyaç duyar.

Sevgi ve ilgiye elbette.

Kimileri, "İnsan yaşlanınca çocuklaşıyor." diyor. Bence "duygusallaşıyor' ifadesi en doğru olanıdır. Yaşanmışlıklara bakarak, duygulanmamak için zaten olgun insan olmamak gerekir.

Bu arada, yaşlılar yurdunda insanlara sağlık jimnastiği dışında, bazen bence bilimselliği tartışılır oyunlar oynatılıyor. Bu, o programa katılmak zorunda olan çoğu insanı bence zor durumda bırakıyor. Çocuk yerine konulmaktan, bence haklı biçimde alınganlık gösterenler tepkili.

Ancak, hangi birimiz bir çocuğu kucağımıza alsak ve karşılaşsak, bir anda değişmeyiz ki? Konuşmamız değişir. Vücut dilimiz değişir. Hemen hepimiz, o çocuk düzeyine iniveririz sevgimizi göstermek için.

O insanları çocuk yerine koymak yerine, çocuklar arasına koymak, bana öyle geliyor ki, ömür uzatacak bir yöntemdir.

Bu bağlamda, yaşlılar yurdu ile yetimhanelerin bir çatı altında olması, son derece yararlı sonuçlar verebilir.

Belki Türkiye için, herşeye rağmen, aile bağları görece güçlü olduğu düşüncesiyle, "uç veya marjinal bir proje" gibi gelebilir ancak, 21. yüzyılın yaşam koşulları ve değişen ilişki türleri, bir gün bu ihtiyacı gündeme getirebilir.

Ancak, bunun fiziki altyapısının iyi hazırlanması gerekir ve farklı kuşaktan insanları birarada mutlu edebilecek, ihtiyaçlarına yanıt verebilecek düzeyde donanması son derece faydalı olur.

Geleceğe hazırlık olması amacıyla, örneğin büyük kentlerden birkaçında bir örnek proje üzerinden, artı ve eksilerini saptamak ve sorunlara çözüm getirmek amacıyla neden denenmesin ki...

Sonuçta hepimiz insanız.

Hem denenmeden, bir şeyin doğru veya yanlış olduğu nasıl görülebilir ki!...

Mehmet CANBOLAT Yorumladı.
Toplum Gazetesi/ALMANYA (YazıYorum: 3 Kasım 2019)

HABERLER