Türkiye'de "Halk"sız Ama Kanlı Darbe Girişimine Avrupa'dan Tepkiler

Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, saat 21''den sonra başlayan askeri kalkışma ve devlet yönetimini ele geçirme kalkışması, ilk resmi açıklamalara göre 161 şehit, kalkışmaya katılan askerlerden 104 ölü, 1450 yaralama ve 2 bin 500'e yakın tutuklama gibi ağır bir bilanço ortaya koydu.

Türkiye'nin bir anda yaşadığı bu ağır gelişme, gece saatler ilerledikçe, yer yer ağır sahnelere sahne oldu. Sabah saatlerine kadar birçok noktada askerle polis ve özel harekat arasında ağır silahlı çatışmalar yaşandı.

Bu arada, halkın Türkiye'nin dört bir köşesinde sokaklara dökülmesine paralel, yurtdışındaki Türk toplumundan belli oranlarda başkonsolosluklar çevresinde milli iradeye saygı sloganıyla toplanmaya başladı.

Sosyal medya üzerinden yayılan toplanma etkinliklerine, Alman güvenlik birimleri de hazırlıksız yakalandı. Aynı gece Byurtdışındaki başkonsolosluklar önünde sayıları hızla artan kalabalıklar, bölgesel trafiği önemli ölçüde aksattı. Alman polisi, kimi şehirlerde kente ulaşan ana yol ve kavşakları ulaşıma kapattı.

Göstericiler arasında herhangi bir sorun yaşanmazken, Frankfurt Emniyet Müdürlüğü, başkonsolosluk önündeki eylemde bir grup vatandaşın kısa süreli bir tartışma yaşadığını ancak polisin hemen müdahale ederek, durumu kontrol altına aldığını duyurdu.

Alman medyasındaki haber ve yorumlara göre, darbe girişimi başarısız oldu ve halk, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanında durdu.

Haberlerde bu kalkışmanın sorumlusu olarak Fethullah Gülen'in gösterilmesinin de altı çizildi ve bu nedenle, Fethullah Gülen hareketinin uluslararası boyutu ve Almanya'daki altyapısı hakkında genel bilgiler verildi.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nden bir bölümünün yaptığı darbe girişiminin sonuçsuz kaldığına işaret eden Die Zeit gazetesi, bu sabahki yayınlarında ise, "Böylesi ağır sonuçları olan bir kalkışmanın bir avuç askerin işi olamayacağına işaret ediyor" dedi ve: "Olayda birkaç üst komutanın rehin alınması garip bir durum" dedi.

Gazete yorumunda devamla, "Bu kalkışmanın boyutları ve sonuçlarına bakarak, bir avuç askerin spotane girişimi görünmüyor. Ordu içinde daha geniş bir çevrenin de işin içinde olabilir. Yani bir gözyumma olabilir mi?" dedi.

Alman 1. Televizyon Kanalı'ndaki bir yorumda da ilginç bir ayrıntı yer aldı.
Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kalkışmacı cepheye yönelik sert sözleri ve kendisine atfen "Ordunun pisliklerden temizlenmesi için Allahın verdiği bir lütufdur bu gelişme" demesi de, bu yorumlarda dikkati çekti.

Die Zeit Gazetesi ise, olayı, "Halksız Bir Darbe" şeklinde tanımladı.

Bild Gazetesi ise darbe girişiminin sonuçsuz kaldığını ve halkın Erdoğan için savaştıgını yazdı. Aynı gazete, idam cezasının yeniden Türkiye gündemine getirilmeye çalışıldığını da yazdı.

FAZ gazetesi ise, hükümetin kalkışmayı bastırdığını dile getirdi ve Erdoğan'ın ağır misilleme niyetinde olduğuna işaret etti.

Frankfurter Rundschau Gazetesi'nin internette yer alan son haber yorumlarında ise, olay Erdoğan'ın zaferi olarak tanımlandı. Bu arada Başbakan Binali Yıldırım'ın durumun tamamen kontrol altında olduğuna işaret eden demecinden birkaç ayrıntı da öne çıkartıldı.

Aynı gazete ayrıca, kalkışmanın Erdoğan'i devirmek amaçlı olduğunu, Lufthansa'nın Türkiye'ye yönelik uçuşlarını ikinci bir duruma kadar durdurduğunu da okurlarına duyurdu.

Bu arada siyasi partiler ve önde gelen politikacılar da,. Türkiye'deki gelişmelere ilişkin görüşlerini açıkladı.

Alman Hükümeti adına yapılan açıklamada, "Trükiye'deki demokratik düzen korunmalı desteklenmelidir ve Alman hükümeti, seçilmiş iktidarın yanındadır." denildi.

AB üst yönetiminin ortak açıklamasında da, seçilmiş hükümetin yani AKP iktidarının desteklendiği mesajları verildi. Türkiye'nin önemli bir partner olduğuna işaet eden AB yönetimi, hukuk devletinin tartışmasız desteklenmesi gereken bir olgu olduğuna vurgu yaptı.

ATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise, demokratik hukuk devletinin korunmasından söz etti ve Türkiye'nin NATO'nun önemli bir partner olduğuna vurgu yaptı.

Son haftaların Almanya'dan en tartışmalı ismi Cem Özdemir de bir açıklama ile medyada yer aldı. Özdemir, "Türkiye'nin ne bir askeri darbeye ne de sivil bir diktatöre ihtiyacı var" görüşünü savundu.

 

Top0lum Gazetesi/ALMANYA: (HABER: 16 TEMMUZ 2016)

HABERLER