Türk Gencinin Almanya'da ADALET Arayışı

TÜRK GENCİNİN ALMANYA’DA ADALET ARAYIŞI

Adı Bora Çağan. Almanya’da bir onur savaşı uğruna sessiz sedasız yollara düşen 23 yaşında bir Türk genci. „Adalet arıyorum“ diyor ve ekliyor:

„Hiç haketmediğim bir suçlama ile mahkemede yargılanıyorum ve onca belge ve tanığa rağmen, adeta yargısız infaza kurban gidiyor gibiyim. Çünkü, herşeye gözlerini bakayan yerel mahkeme hakimi, bana, hiçbir ssuçum ve sorumluluğum olmamasına rağmen, 3,5 yıl hapis cezası verdi. Şimdi bu karara itiraz aşamasındayım. Adalet arıyorum.“ diyor.

Türk genci, Ağustos ayının son haftasında, Almanya’nın güneyindeki Frankental şehrinden doğudaki Postdam’a başlattığı zorlu yürüyüşünden vazgeçmeden, bu hak arayışını sonuna dek sürdüreceğini söylüyor.

Bora Çağan „Postdam’da Hakimler Var“ diyerek, Almanya’nın adalet sisteminden ümidini yitirmediğini vurguluyor ve bu protesto yürüyüşü ile, ilginç bir yolu da denemiş oluyor. Türk gencini isyan ettiren ve Frankental’den Postdam’a yürüyüş yapmaya yönlendiren olayın konusu özetle şöyle:

„Bora Çağan, uzun süre bir Alman bayanla arkadaşlık yapar ancak bu ilişki bir süre sonra sona erer. Günlerden bir gün, Bora Çağan’ın eski kız arkadaşı yeni sevgilisiyle bir partiye gider. Bu partide kalabalıkta çıkan bir tartışmada, Alman genç kızın yeni sevgilisi başından yaralanır. Kavgada Bora’da birkaç kişinin darbeleriyle yaralanır ve yerde saldırıya maruz kalırken, güvenlik ekibi tarafından kurtarılır. Olay polis ve mahkemeye yansır.

Alman genç kız, yeni sevgilisini, kıskançlıktan ötürü şişeyle yaralayan kişinin Bora Çağan olabileceğini iddia eder ve bu nedenle tıp öğrencisi Türk genci, mahkemelik olur. Bilgisine başvuran tüm tanıkların aksini ortaya koymasına rağmen, mahkeme Bora Çağan’ın yakasını bırakmaz ve davayı sürdürür. İlk mahkemede yargılanan Türk genci, karara itiraz eder ancak bu arada tüm gelişmelerden ötürü hayatı da altüst olur. Hakkını üst mahkemede aramak isteyen Bora Çağan, büyük bir ruhsal bunalımına girince, tıp eğitimini de yarıda kesmek zorunda kalır.“

Bora Çağan’a: „Neden Berlin veya Münih değil de, Postdam? diye soruyoruz merakla. Yanıtı çok ilginç. Anlatıyor:

„Almanya tarihinin 200 yıl öncesine baktığınızda, bugün benim isyanıma benzer bir ilginç olay vardır. O dönem yaşayan ve hakkaniyet ilkeleriyle tanınan bir aydın Kayser, 2. Frederik’in Postdam’daki sarayını ve mezarını ziyaret etmek istiyorum. Çünkü 2. Frederik benim gibi Alman adaletine, hakimlere isyan eden bir önemli şahsiyet.“ 2. Frederik adıyla bilinen yaygın öyküyü ise şöyle özetleyebilirim:

„...O dönemler değirmencilikle uğraşan Arnold Müller adlı bir Alman vatandaş, günün birinde bir haksızlığa kurban gider ve isyan eder, mahkum olur. Kayzer 2. Frederik’in hakkaniyet çıkışlarını bildiği için, ona durumunu anlatan bir mektup yollar. Olayı okuyan Kayzer 2. Frederik, duruma el koyar ve mahkemedeki hakimleri sorgular. Halka tepeden bakan zihniyetleri ile, yoksula ırak, zenginden yana verdikleri kararları eleştirir. İşte bu olay, Almanya’daki adalet kavramı ekseninde sık sık örneklenir. Ben de bana yönelik haksızlığı ve hakimlerin tutumunu protesto için, Kayzer 2. Frederik’i mezarında ziyaret edeceğim. İnsanlar, onu ziyaret ederken, mezarına patates bırakırlar ancak ben sembol oluştursun diye, Alman Anayasası kitabını bırakacağım. Adaleti orada arayacağım. Gerçek adaletin Postam’da olduğuna inanıyorum. Hakkımı arayacağım“

Bora Çağan, Frankental şehrinden başladığı yürüyüşünü hergün yaklaşık 25 km katederek sürdürüyor ve Cuma günü saat 17’de ise, Frankfurt’taki merkez tren garı önünde, Alman medyasına yönelik bir basın açıklaması yapacak.

Anne babası Nesrin Mahmut Çağan da, bu 600 km'lik uzun Adalet Yürüyüşü gibi onur davasında, Bora’yı, yalnız bırakmıyor.

Türk gencinin başına gelen ve kendi deyişiyle „tam bir hukuk skandalı“ olan bu gelişme, Almanya’daki Türk toplumunca da yakından izleniyor.

Bora Çağan'ın bu Adalet Yürüyüşü hakkında görselleri ve gelişmeleri izlemek isteyen Toplum Okurları, aşağıdaki linkten yararlanabilecekler:

https://www.facebook.com/Justicepath-116464849015758/…

Toplum Gazetesi/ALMANYA: (Haber: 29 Ağustos 2017)

HABERLER