ŞAMANİZM VE HAYATA DAİR ÖĞÜTLER... ÖĞRETİLER...

ŞAMANLARDAN HAYATA DAİR ÖĞRETİLER...

Şamanizm. Hep duyarız.
Zaman zaman kulak kabartırız ancak, yine de enine boyuna tam olarak kavrayamadığımız da olur.

Oysa bu konuda farklı dünya dillerinde o kadar çok bilgi var ki… Şamanizm diye yazdığınızda istemediğiniz kadar yığınla veri dökülüyor önünüze.

Birbirinden yer yer farklı tanımlamalar çıkabiliyor önünüze...

En yaygın tanımlama ise, şamanizmin, geçmişi Milat'tan öncesine dayanan ve dünyada tüm inanışların anası gibi ortak bir noktada odaklandığını gösteriyor. Ve hatta Türkler’in bu din ile Orta Asya'da tanıştığını söylüyor.

Asya’nın kuzeyi ve orta bölgelerinde yaygınlığı olan Şamanizm’de inançlar kadar, yer yer günümüzde de uygulanan bir dizi gelenek de biliniyor.

Literatürde bir inanç sistemi olarak kök salmış olan Şamanizm’in ilkeleri irdelendiğinde, günümüze dair bir dizi önemli mesajı olduğu da gözleniyor.

Şamanizm ayrıca gelenekçiliğe büyük değer veriyor. Şahsına ailesine ve soyuna ait ne varsa, onların hepsini yaşamın süreğenliği için değerli kabul ediyor ve korunmasına da büyük özen gösteriyor.

Bir diğer deyişle, geleneklerin, kendi soyundan genç kuşaklara aktarılmasını adeta ilahi bir emir olarak içselleştiriyor.

Bu inancın, üzerinde oturduğu dört ilahi sütun var ve bunlar, dünya, güneş, ateş, su olarak simgeleniyor.

Mevcut kaynakların aktardığına göre, Orta Asya’da iken, Şamanizm’i benimseyen Türk kavimler, başlayan göç hareketleri ile birlikte Ahmet Yesevi üzerinden İslam inancı ile tanışmaya başlıyor.

Şamanizm’in, temel ilkelerinden birçoğu, o denli güncel ve anlamlıdır ki, günümüz yaşamına dair o denli oturgan anlam ifade eder. İşte bunlardan birkaçı:

1. Eğer sevdiğiniz bir kişi, sorumluluğunuz olmasa bile, sizi olası bir suçlu/sorumlu gördüğü bir konudan ötürü kızmışşa, siz vazgeçmeyin ve ona sıkıca sarılın ve öfkesi yatışıncaya kadar kesinlikle bırakmayın.

2. Zorluk dediğimiz şeyler, birer formaliten ibarettir. Yani ciddi zorluklar, daha ciddi olsalar bile hala formaliteden öteye gitmez. Unutmayınız ki, gökyüzü oradadır, bazen bulutla kapalı olsa bile mutlaka biraz çaba göstererek, mesela belki bir ruhsal uçuşla, aynı mavi gökyüzüne ulaşmak mümkündür. Herkese barış dilemek çok önemlidir.

3. Nehirlerden taş toplamayı dene. Çünkü orada ve onlarda büyük güç ve enerjiyi keşfedersin.

4. Yolda yürürken bulduğun bir kuş tüyünü eve getir. Onu bir vazoya koyabilir, bir yere asabilir veya rafta koruyabilirsin. Bu, cennetten sana gönderilmiş, güçlü bir tılsımdır. Bu tarz ruhlardan kaynaklanan ve size verilen böylesi, işaretlerin farkında olunuz.

5. Bir hayale ulaşmak için, yapacağınız tek şey, bir adım atmasını bilmektir. Zorluklardan korkmayın, çünkü bir faydası yoktur. Çünkü zorluk her zaman vardır ve yine olacaktır. Amacınız doğrultusunda temiz yolları arayınız!

6. Ahlaki olarak önceliğiniz başka birine zarar vermemek olmalıdır. Bu prensip oldukça güçlü olmalıdır. Sadece şöyle düşünün: “Hiçbir zaman hiç kimseye zarar vermeyeceğim.”

7. Canlılar için bir mutluluk kaynağı olabiliyorsanız, kendiniz de en mutlu olacaksınız demektir. Ve unutmayınız ki, başkalarına çektireceğiniz her acıyı, içinizde birgün hissedeceksiniz.

8. Sessizliğe hergün biraz zaman ayırınız. Çünkü, iletişim kadar, sessizliğe de, her insanın ihtiyacı vardır.

9. Sevebilme yeteneği hayatta en önemli bir özelliktir. Herkesi sevmeyi öğrenin. Onlar, düşmanınız bile olsa, yine de insan olarak sevmeyi deneyiniz.

10. Akarsulara, nehirlere kesinlikle çöp atmayınız. Asla! Ve suyun da bir ruhu olduğunu ve bu yanlış tavrınıza, üülüp, sinirlenebileceğine inanın. Suyun ruhunu yatıştırmak için ekmek veya süt veya dökebilirsiniz.

11. Mükemmel bir din ya da inanç yoktur. Kötü bir din de yoktur. Tanrı bir tanedir. İstediğinize dua edebilirsiniz, ancak şu emirleri hiç unutmayınız: Dürüst yaşamaya özen gösteriniz, Atalarınıza saygı gösterip onları sevmeye önem veriniz.

12. Dünyayı değiştirmeyi amaçlıyorsan önce kendini değiştirmelisin. Aşkın ve keyfin enerjisini kavramalısın. Bunlar bir insanın kilit anlarıdır. Gülümsemek, kahkaha ve keyif almanın çok büyük güçleri vardır. Bunu bir kez öğrendikten sonra, sevginin kapısının size açıldığını hissedeceksiniz.

13. Oldukça güzel bir deyiş vardır: „Veren eli kısıtlı görme!“. İmkanların dahilinde, ihtiyacı olanlara yardım et. Bunun boyutu çok önemli değildir ancak buna karar vermiş olmak önemlidir.

14. Hayat çok kısadır. Bunu gözyaşı, kavga, küfür ve alkol ile harcamayınız. İyi şeyler yapabilirsiniz İyi bir çocuk yetiştirebilirsiniz. Kendinize zaman ayırıp, dinlenip, seni mutlu eden şeylere eğilebilir ve yoğunlaşabilirsiniz.

15. Tüm gücünle diğer insanlara yardım etmeye çaba göstermelisiniz. Mutlu etmeyi başaramıyorsan, en azından zarar vermemen gerektiğini düşününüz.

Tüm dinlerdeki öğretilere bakıldığında öne çıkan "sev", "yardım et", "zarar verme", iyilik için değiştirmek istiyorsan, buna önce kendinden başla", "Mutlu ol ki, başkalarını mutlu et", "Çevreyi koru", "Başarmak için adım at" gibi belli başlı kilit hedefler ekseninde şekillenen Şaman öğretisi, aslında farklı kültür çevrelerinin bugün bile adeta mumla aradığı temel insanlık değerleri galiba.

Ama, çoğu insan, ait olduğu dini yönde bile, bunun tam olarak yaşayamadığından yakınabiliyor.

Bunun sebebi de büyük olasılıkla, din ile insan arasındaki ilişkilerde hep birilerinin "taşeron" olmaya kalkışması, insan ile Tanrı arasında aklınca bir köprü işlevine soyunması ve inanca dair öğretileri, kendi çıkarları doğrultusunda dayatmasıdır.

Prof.. Dr. Yaşar Nuri Öztürk demişti ya birinde, "Allah İle Aldatmak" diye...

Sözün özü bu galiba.

Ne diyelim ki...

Aaaah şu ortalıktaki din bezirganları da olmasa...
Ne güzel olurdu kimbilir... Ne güzel... Ne güzel!

İnsan inancını özgürce yaşayabilmeli, ama inancın kölesi olmamalı asla...
Bu da, bezirgansız bir inanç dünyasında mümkün galiba...

Mehmet CANBOLAT Yorumladı
Toplum Gazetesi/ALMANYA (YazıYorum: 3 Eylül 2019)

HABERLER