İngiltere Halk Oylaması İle Avrupa Şampiyonası'nda En Kritik Golü Attı

İngiliz halkı, 24 Haziran 2016 günü referandumda, 1 milyon oy farkıyla, "AB'ye Elveda" dedi.

Bir diğer deyişle, 1 milyon İngiliz, 28 üyeli, 508 milyonluk AB'nin yazgısını bir anda altüst etti.

Çünkü, bu gelişme, örneğin Malta veya Güney Kıbrıs gibi ülkelerin alabileceği olası "Ayrılma" kararına hiç benzemiyor. Çünkü, Topluluğun kopan kanadı, üçüncü büyük güç. Kolay değil.

Bizce, bu karar, Topluluktan ayrılma istencinden çok, Londra'da inanılmaz bir güç kavgasının, koltuk kavgasının yapıldığını ifade ediyor. İngiltere'de siyasetin hangi boyuta sürüklendiğini gün ışığına çıkartıyor.

Mutlaka duyuyorsunuz, "BREXIT" diye bir söz günlerdir yuvarlanıp gidiyor dillerde, ekranlarda, gazete sayfalarında.

Bu sözcük, "Britanya'nın Çıkışı" anlamına geliyor ve referandum ile ortaya çıkan "AB'den ayrılma tercihi"ni ifade ediyor.

Aslında yeni bir sözcük değil. Bir anlamda bir önceki "GREXIT" sloganının aldığı yeni bir boyut. Yunanistan'ın ekonomik ve mali krizde boğulduğu yıllarda, yani bu ülkenin AB'den çıkması tartışmalarına kadar uzanan süreçte, bir kelime oyunuydu ve GREX ve EXIT sözcüklerinin bileşimiydi "GREXIT".

Evet, İngiliz halkının AB'nin büyük ailesinden ayrılma kararı, herşeyin artık eskisi gibi olmayacağını gösteriyor

Peki olası değişimler ne olabilir?

İşte size, "Azalan Para, Azalan Güç" olarak özetleyeceğimiz, "Ayrılık Öyküsü"nün, Topluluk açısından yol açacağı değişimlere ilişkin bazı özet veriler:

- Üye sayısı, 27'ye düşecek, ancak Topluluğu simgeleyen mavi zemin üzerindeki yıldızlar yine 15'te kalacak.
- Topluluğun 508 milyonluk bir nüfus sloganı, 444 bine düşecek.
- Avrupa Parlamentosu'nda 751 milletvekili koltuğu 678'e inecek. İngiltere'nin toplam 73 milletvekili, 2019 yılındaki yeni seçime kadar görev yapacak. İngiliz parlamenterler, 2019'a kadar Meclis'teki tartışmalara katılabilecek ancak oy hakkından yararlanamayacak.

- AB resmi dilleri arasında olan İngilizce, İngiltere'nin "Ayrılma Kararı"na rağmen, kullanımda kalacak. Hemen her ülkenin İngilizce konuşmasının yanısıra, İrlanda ve Malta'nın İngilizce'yi resmi dil olarak kullanmasından ötürü, bu dil AB'nin resmi dillerinden biri olarak hayatını sürdürecek.

- İngiltere, Almanya ve Fransa'nın ardından, AB kasasına milyarlık Euro tutarında aidat ödeyen üçüncü büyük ülke konumunda yer alıyor. "Ayrılık" kararı ile, AB önemli bir mali boşluk yaşayacak. Topluluğun ihtiyaç sahibi üye ülkelere yaptığı mali yardımlar azalacak. Sistemin aynı şekilde yürümesi halinde, Almanya'nın oransal olarak yılda 2,5 milyar Euro daha fazla ödenti yapması gündeme gelecek.

- AB ekonomi hacminin yüzde 18'ine denk gelen önemli bir iktisadi güce sahip olan İngiltere, 2,57 Trilyon Euro Gayrı Safi Milli Hasılası ile, dünyada 6. büyük ekonomik güç olarak biliniyor. AB böylesi bir dev kaynak dağdan yoksun kalacak.

- Fransa'nın yanısıra, BM'de "Daimi Üye" olan İngiltere'nin Topluluktan ayrılma kararı yüzünden, AB'nin BM nezdindeki siyasi misyon gücü de düşmüş olacak.

- 28 üyeli AB içinde monarşi ile yönetilen 7 ülke yer alıyor. İngiltere'nin çıkışıyla, bu sayı 6'ya inecek. Geriye Belçika, Danimarka, Lüksemburg, Hollanda, İsveç ve İspanya kalacak.

- AB'nin NATO'ya alternatif olarak yorumlanan kendine özgü "Askeri Güvenlik Sistemi" projesi yara alacak. NATO, bu referandum sonucuyla, dünyada daha etkin konuma gelecek.
Not: Pek belli olmasa bile, ABD, Avrupa Birliği'nin son günlerde tek başına güç olma gösterilerinden, dünya işlerine karışmaya yeltenmesinden rahatsızlık duyuyor. İnsanın aklına: "ABD, Kıta Avrupası'nın öncülerinden İngiltere'yi kopararak, Topluluğun ilerleme yoluna hendek açmış olabilir." diye bir komplo teorisini de insanın aklına getiriyor.

- AB'nin yönetim kademesi ve işleyen bürokrasi de önemli değişimler yaşanacak.

- İngliiz halkının "ayrılma" tercihi, diğer Avrupa ülkelerinde domino etkisi yapabilecek. Hatta halen Topluluk üyesi 10 ülkenin daha, İngiliz halkının kararına benzer bir yöne sürüklenebileceğinden kaygı duyuluyor. Bu kaygı yüzünden, "AB Efsanesi Çöküşü" söylemleri öne çıkıyor.

- Bu ayrılık kararı, Avrupa Birliği'nde ırkçılık söylemlerini hızlandıracak ve birçok ülkede yerleşik göçmen azınlıklara yönelik baskıları farklı boyutlarda uyandırabilecek.

- - Ayrılık kararı, dünya finans merkezi rolü olan Londra’yı da olumsuz etkileyecek. Bu durumda, Frankfurt’un bu rolü tamamen üstlenmesi de bekleniyor.


Mehmet CANBOLAT Yorumladı.

Toplum Gazetesi / ALMANYA ( 27 Haziran 2016)

HABERLER