FIRAT - DİCLE NEHİRLERİ, KİTLESEL İMHA SİLAHINA NASIL DÖNÜŞÜR?

Su…

İnsan vücudunun yüzde 75'ini oluşturan, bir yaşam gerçeği.

Günümüzde, ateşli silahlar veya petrol kadar teröristlerin göz diktiği bir güç kaynağıdır su.

Gelin küçük bir bilgi turuna çıkalım:

Ortadoğuya bakalım. IŞİD terör örgütü, savaşı sadece insanlık dışı katliamlara yol açarak sürdürmüyor. Bu terör örgütü sosyal medya üzerinden dünyada yaydığı fotoğraf ve görüntüler ile korkunç yüzünü teşhir etmeye devam ediyor.

Şimdilerde gelen bilgiler ise, acımasızlığın bir başka ürkütücü yüzünü önümüze koyuyor.

IŞİD, Irak ve Suriye'de, Dicle ve Fırat nehirlerinin kolları üzerinde hakimeyet kurmaya başlamış. Yani insan yaşamının vazgeçilmezi olan su kaynaklarını da, bu terör çetesi yavaş yavaş eline geçiriyor.

Kaynağını Doğu Anadolu'dan alan ve bir süre sonra birleşip Basra Körfezi'ne kadar uzanan Dilce ve Fırat nehirleri de bu hedeflerden birisi.

Bu su kaynakları üzerinde kontrolü yer yer eline geçirmeye başlayan IŞİD'in şimdilerde, korkunç bir plan içinde olduğu gözleniyor.

Baraj kapaklarını istediği yerde açıp, kimi bölgelerde su baskınlarına yol açıyor. Bu korkunç plan yüzünden tüm tarım alanları felç ediliyor ve orada yaşayan insanlar, çaresizlikten bölgeyi terketmek zorunda kalıyor. Ya da, suyunu yönünü keserek, bugüne değin geçtiği bölgeleri kuraklığa sürüklüyor.

Bunu ortaya atan biz değiliz. Almanya'da Kriz ve Çatışkı Analizleri Uzmanı olarak görev yapan Tobias von Lossow, artık suyun da Ortadoğu'da savaş silahı olduğunu söylüyor.
Von Lossow'a göre, IŞİD terörist çeteleri, Irak'taki birçok barajın yanısıra, Suriye'deki önemli vadilerin kontrolünü elinde tutuyor ve yukarıda özetlemeye çalıştığımız korkunç planı uyguluyor.

IŞİD'in bu planının temel amacı ise, suyu kesilen veya su baskınına maruz bırakılan bölgelerdeki direnişleri kırmaktan başka birşey değil.

Sonuç da almaya başlamışlar. Örneğin Irak'taki Felluçe denilen bölgedeki bir büyük barajın kapağını açan IŞİD, yöredeki verimli tarım alanları harap etmiş. O kesimde yaşayan 60 bini aşkın insan, can korkusuyla bölgeyi terketmiş.

IŞİD'in hedeflerinden biri de, akarsulara petrol ve zehirli kimyasal madde karıştırarak, içme suyunu zehirlemek.
Bu durumda nihai hedef açık seçik ortada:,
Halkı susuz bırakıp, yılgınlık yaratarak, amacına ulaşmak, tüm direniş kalelerini kırmak.

Gerçi, kamuyounda, IŞİD'in Suriye ve Irak'ta kontrolünde tuttuğu bölgelerden püskürtüldüğü söylense de, bu acımasız terör örgütü, su yolları üzerindeki hakimiyeti sayesinde, su ile kitlesel imha silahını her an kullanabilecek durumda olduğu söyleniyor.

Bu da, IŞİD ile daha kararlı ve etkin bir mücadelenin, ne denli önem taşıdığı, bir kez daha önümüze çıkıyor.

Batılı uzmanların bu tesbiti ve uyarısı, hiç yabana atılacak gibi değil.

Çünkü, kıymeti ancak yokluğunda anlaşılan bir değerdir su. Bunu kötü amaçlı çevrelere kaptırmamak gerekir. Mücadele gerekir. Ne pahasına olursa olsun…

Mehmet Canbolat Yazdı

Toplum Gazetesi/ALMANYA: (YazıYorum: 4 Mart 2016)

HABERLER