FEDERAL ALMAN MECLİSİ'NİN SÖZDE "ERMENİ SOYKIRIMI" TERCİHİ, ANAYASA MAHKEMESİ'NE

Vatan Parti Almanya Temsilciliği Federal Meclis'in sözde "Ermeni Soykırımı Kararı"nı Alman Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı.

"Vatan Partisi Almanya" adına Genel Sekreter Selma Karabacak imzalı bildiriye göre, Prof. Hakkı Keskin (2005- 2009 Alman Meclisi Bundestag ve Avrupa Parlamenterler Konseyi Üyesi, Almanya Türk Toplumu TGD Kurucu Genel Başkanı), Beyhan Yıldırım (Vatan Partisi Avrupa Temsilcisi), Meram Tosun (Türkiye Gençlik Birliği TGB Almanya Genel Sekreteri), Dr. Murat Burhanoğlu (Vatan Partisi Avrupa Yürütme Kurulu Üyesi, Çorum Milletvekili Adayı) bu girişime öncülük etti.


Alman Meclisi’nin 2 Haziran 2016’da aldığı kararın geri alınmasını talep eden dört Vatan Partili, yasalar tarafından tanınan bir aylık süre dolmadan, bireysel başvurularını Karlsruhe’deki Alman Anayasa Mahkemesi’ne ulaştırdı.
Yüksek Mahkeme’ye itiraz başvurusunda bulunan üyelerimiz, yaptıkları ayrı başvurularda, Federal Meclis Kararı’nın Alman Anayasası’na ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu gerekçelendirdi.
Yasalar gereği, avukatlar aracılığıyla yapılan bireysel başvurularda Alman Anayasası’nın 1., 2., 3. maddeleri ile uluslararası hukuka ve mahkeme kararlarına aykırı davranıldığı bildirildi.
Bildiride şu görüşler yer alıyor:


"...Başvurularda ayrıntılı gerekçeler sunularak, 2 Haziran 2016’da Alman Meclisi tarafından alınan sözde Ermeni “Soykırımı” Kararı ile 1948 Birleşmiş Milletler (BM) Soykırım Suçunun Önlenmesine ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Perinçek-İsviçre Davası Kararı’nın ihlal edildiği Yüksek Mahkeme’ye aktarılmıştır.
Yapılan başvurularda, Alman Meclisi Başkanı Prof. Norbert Lammert’in 2 Haziran 2016 tarihli 173. Oturumunda ‘Meclislerin soykırım kararı alma konusundaki yetkisizliklerini’ adeta itiraf eden açıklaması da hatırlatılmıştır: “Ein Parlament ist keine Historikerkommission und ganz gewiss kein Gericht.”


– “Bir Parlamento, tarihçiler komisyonu değildir, kesinlikle mahkeme de değildir.” Prof. Norbert Lammert, 2 Haziran 2016, Alman Meclisi Başkanı’nın Sözde Ermeni ‘Soykırımı’ Kararı öncesi Alman Meclisi Bundestag’da yaptığı açış konuşmasından).
Rus Devlet Arşivleri ile Ermeni devlet adamları ve tarihçilerinin de 1915 olaylarına ilişkin tespitlerinin paylaşıldığı başvurularda, Berlin Eyaleti Eski İçişleri Bakanı Dr. Ehrhart Körting’in oylamadan bir gün önce Tagesspiegel’de yayımlanan makalesi de hatırlatılmıştır:
“Der Antrag ist antitürkisch und gefährdet den Inneren Frieden in Deutschland” – Önerge, Türk Karşıtıdır ve Almanya’nın İç Barışını tehdit ediyor” (Dr. Ehrhart Körting, Tagesspiegel, 1 Haziran 2016).


AİHM'nin 2. Dairesi’nin 17 Aralık 2013 ve Büyük Daire’nin 15 Ekim 2015 tarihlerinde Perinçek-İsviçre Davası’na ilişkin kararlaştırdığı olgular da yapılan başvurularda, Yüksek Mahkeme’nin bilgisine sunulmuştur.


Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Perinçek-İsviçre Davası kararlarına göre,
1. Soykırım, BM 1948 Sözleşmesi’ne göre, bir suç tanımıdır.
2. 1948 Sözleşmesi’ne göre, soykırım suçunun varlığına, ancak eylemin yapıldığı ülkenin yetkili ceza mahkemesi veya yetkili Uluslararası Ceza Mahkemesi (Lahey Adalet Divanı) karar verebilir.


3. 1915 olayları sırasındaki eylemlerle ilgili yetkili ceza mahkemeleri Türkiye'nin yetkili ceza mahkemesi ve Lahey Adalet Divanı'dır. Parlamentolar, hükümetler, belediyeler, akademik kuruluşlar, üniversiteler vb. herhangi bir eylemin soykırım suçunu oluşturduğu konusunda hüküm kuramazlar, karar veremezler.
4. 1915 olayları sırasında soykırım suçu işlendiğine ilişkin yetkili mahkeme kararı olmadığı için, “Ermeni soykırımı”ndan söz etmek hukuk dışıdır.


5. Alman Meclisi (Bundestag), 1915 olayları sırasında soykırım suçu işlendiği konusunda bir karar veremez. Çünkü yetkisizdir. Alman Mahkemeleri dahil, Almanya'nın hiçbir yasama, yürütme ve yargı kurumu 1915 olayları konusunda soykırım yapıldığına karar veremez.


6. Kaldı ki, AİHM 2. Dairesi'nin ve AİHM Büyük Daire'nin Perinçek-İsviçre Davası kararlarına göre, 1915 olayları, Holacaust'tan, başka deyişle Yahudi Soykırımı’ndan farklıdır, aynı sınıflama içinde değerlendirilemez. AİHM Perinçek-İsviçre Davası Kararları böylece dolaylı olarak, 1915 olaylarında işlenen eylemlerin “soykırım” olarak nitelenemeyeceğini de saptamış olmaktadır.
Bu saptamayı açıkça belirtmeyişinin nedeni, AİHM'nin 1915 olayları konusunda yetkili mahkeme olmayışıdır…"


(Haber: Hamide KÜÇÜKLER)
Toplum Gazetesi/ALMANYA: (Haber: 9 Temmuz 2016)

HABERLER