ERDOĞAN'IN "SURİYELİ MÜLTECİ" YANILGISI !

ERDOĞAN'IN "SURİYELİ MÜLTECİLER" YANILGISI !

Türk basını şu günlerde, şöyle birşeyler yazıyor özetle:

"...T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrin'e yönelik askeri operasyonla ilgili yaptığı değerlendirme sırasında, Suriyeli mültecilerin konumuna da yer verdi.

Erdoğan,"3,5 milyonu ömür boyu burada saklayacak değiliz" dedi ve bölgede kontrolü sağladıktan sonra, Türkiye'deki Suriyeli mülteci ailelerin ait oldukları kendi topraklarına geri gönderileceğini söyledi..."

Duyulduğunda, Suriyeli mültecilerin Türkiye'deki konumundan yer yer rahatsızlık duyan, bunu farklı biçimde dillendiren insanları mutlu edecek bir söylem biçimi diye görebiliriz, Cumhurbaşkanı ve AKP Başkanı'nın sözlerini.

Amaaa....

Erdoğan, yanılıyor bence... Birinin bunu kendisine mutlaka söylemesi lazım. Suriyeliler, istesek de istemesek de, artık Türkiye'nin bir parçasıdır.

Bu acılı insanları yerinden yurdundan eden nedenlerin oluşmasına seyirci kalan ve yer yer göz yuman Ankara, onları Türkiye'ye getirmeden önce, zamanında gerekli önlemleri almalıydı.

Ama olmadı. Olmadı. Artık onlar aramızda ve bizden biri. Ya şimdi?

Zor, diyorum. 

Çünkü Doğu'dan Batı'ya yürüyüşün dönüşü zor.
Macun tüpten çıkmıştır artık.

Bu sadece Türkiye'nin değil, dünyanın bir gerçeğidir. Çünkü göçün geriye dönüşü, gerçekten, sanıldığı gibi hiç kolay değildir.

Dünyanın yakın tarihi, göçün tek taraflı bir yolculuğuk olduğunu gösteren, önemli örnekleriyle doludur.

Suriyeli mültecilerin yeni ve genç kuşakları, geleceğin Türkiye'sinin parçası olacak ve değişik katmanlarda, tasavvuru biraz zor gelse bile, onlar, bir şekilde söz sahibi olacak.

Avrupa ülkelerinin son 60 yılda geçirdiği göç süreci, bunun en güzel kanıtıdır. ABD'nin 100 yıllık geçmişi, nice örnekleri barındırır.

Uzağa gitmeyelim ve kendimize bakalım... 60'lı yıllardan itibaren Avrupa'ya biraz para kazanmak için giden insanlarımız, Türkiye'ye dönebildi mi?

Onla, neredeyse 60 yıllık yakın tarihte hala ekmeğini yedikleri Avrupa ülkelerinde değil mi hala? 

Batılılar, Türkler'in Almanya'ya göç sürecini tartışırken genellikle Max Frisch'in ifadesiyle,"Biz işgücü istedik, ama insanlar geldi" dedi.

Ben diyorum ki: "Biz birşey istemedik ama, insanlar yine geldi."

İyi de şimdi ne olacak?

Yapılacak tek şey, gerçeği görmek bence.
Birileri "kral çıplak" diyorsa, bu ne demek diye düşünmek gerek.

Çünkü; geriye göç, zordur... Zor!

Geleceğin Türkiye'sine ilişkin hayal kuranların, bu insanların toplumsal aidiyet duygusunu güçlendirmek ve hiç olmazsa genç kuşak Suriyelileri geleceğe hazırlamaktan başka çaresi yok bence.

Bunun yolu ise, eğitim... eğitim... eğitim..

Yoksa, yakın bir gelecekte "Made in Suriye" menşeeli lumpen bir kalabalık geliyor çığ gibi. Bunun bir diğer ifadesi, Türkiye, pimi çekilmeye hazır, toplumsal dinamitleri, gelecek için kendi eliyle hazırlıyor demektir.

Acı ama gerçek. Söylemek gerek...
Birinin bunu Erdoğan'a fısıldaması değil, mutlak söylemesi gerek...

(Mehmet Canbolat Yorumladı)
Toplum Gazetesi/ALMANYA (YazıYorum: 8 Şubat 2018)

HABERLER