CORONA RİSKİ VE HAMİLE KADININ RUH HALİ...

Toplum Gazetesi/ALMANYA (Haber: 27 Mart 2020)

CORONA, HAMİLE KADINLARI VE BEBEĞİ ETKİLER Mİ?

DİKKAT! AİLE İÇİ ŞİDDET DE, SON GÜNLERDE HIZLA ARTTI…

Dünyayı sarmaşık gibi saran Corona virüsünün acı bilançosu gün geçtikçe artıyor ve ölü sayısının hemen her bölgede yükselmesiyle birlikte, küresel ruhsal yıkım da ürkütücü boyutlara ulaşmaya başladı. Belirsiz risk sebebiyle kapanan insanlar arasında ve özellikle aile içi şiddetin artmaya başladığı yönünde haberler geliyor.

HAMİLE KADINLAR VE CORONA RİSKİ?

İnsanlık ilk kez tanıştığı bu etkili virüse karşı çaresiz kalıp, sadece hijyenik koşullara riayet ve kısmen evde kalma ile yetinirken, bebek bekleyen anne adaylarının, bu tehlikeden nasıl etkilendiği de tartışılmaya başlandı.

Corona virüsü konusunda sekiz yıl önce hazırladığı bir rapor ile Almanya’da Federal Hükümeti uyaran ve önlem alınmasını öngören Robert Koch Enstitüsü uzmanları, bu virüs konusunda hamile kadınları bekleyen büyük bir tehlikenin olmadığı yönünde rahatlatıcı açıklamalarda bulunuyor. Uzmanlar ancak yine genel koruyucu kurallara özen gösterilmesini de önemle tavsiye ediyor.

Corona virüs bulaştığı tesbit edilmiş hamile bir kadından, rahimdeki bebeğe tehlikenin aktarılmasının mümkün olmadığına işaret eden kadın hastalıkları uzmanı bir Alman hekim ise, bu gruptan, henüz doğum yapmış çiçeği burnunda annelerin, çocuktan uzak kalmasını önemle salık veriyor. Hekim: „Bebeği emzirirken anne sütüyle bu virüsün geçebileceği henüz tesbit edilmiş bir tıbbi durum değil ancak, temkinli olmakta yarar vardır“ diyor.

Uzmanlar ayrıca önemli bir uyarıda da bulunuyor ve: „Ancak yeni doğmuş bir bebeğin başında,  kesinlikle kalabalık mutluluk grupları oluşturmamak gerekir“ görüşünü savunuyor.

Dünya genelinde yapılan ilk saptamalara göre, Corona virüsü saptanan hamile kadın sayısının 17 Mart tarihine kadar 20 olduğunu belirten uzmanlar, bu kesimde bebek konusunda olumsuz bir durumun tesbit edilmediğinin altını çiziyor ve hamile kadınların mümkün olduğunca hijyenik kurallara riayet etmesini öneriyor.

Hamile kadınların, dış dünyaya daha çok kapalı yaşamasını, olası belirsiz durumlarda doktoru veya ebesinden telefon yoluyla tavsiye almasını ve buna riayet etmesini hatırlatıyor.

Hekimlerin bir diğer uyarısı ise, hastane veya evlerde gerçekleşecek doğum esnasında, gerekli uzman doktor, hemşire veya ebe dışında, baba adayları dahil olmak üzere, hiç kimsenin odada bulunmaması gerektiğini de önemle anımsatıyor.

Evet, şu günlerde, çocuk bekleyen anne adayı sayısı kesinlikle bilinmiyor ancak onların bir dizi bilinmezle yer yer panik yaşadığı da ayrı bir gerçek.

Hemen her ülke, Corona yüzünden kendi derdine düşerken, bu süreçte çocuğunu aldırmak isteyen ancak bürokratik engele takılan hamile kadınların ise „intihar duygusu“na sürüklenecek kadar ağır bir ruhsal yıkım yaşadığına dikkat çekiliyor.

Almanya’da Giessen şehrinden hekim Kristina Haenel, bu durumun hamile kadınların ruhsal durumunu önemli ölçüde yıprattığına işaret ediyor.

Alman bayan hekim: „Çocuklarını çeşitli gerekçelerle aldırmak isteyen hamile kadınlar, çaresizlikten uygun olmayan yöntemlere de başvurmaya başlıyor ve böylece kendi hayatlarını da büyük ölçüde tehlikeye atmış oluyor.“ diyor.

Edinilen bilgiye göre, Almanya’da kadınlar, hamileliğin 12. haftasına, yani 3. ayın sonuna kadar özgür iradesi ile çocuklarını aldırabiliyor, ancak daha sonrasında bu yola başvuranlar yasalara aykırı hareket etmiş oluyor.

Corona krizi yüzünden hastahane ve doktor muayenehanelerinin yoğunluğundan ve çoğu merkezde bulaşıcı risklerin kol gezmesinden ötürü, çocuk aldırma işleminin, evde de yapılmasının mümkün olduğuna işaret eden Alman hekim, siyasetçileri bu konuda kolaylaştırıcı yolların önünü açması gerektiğini söylüyor.

CORONA İLE AİLE İÇİ ŞİDDET ARTMAYA BAŞLADI

Öte yandan, Corona krizi yüzünden hemen her ülkede süren „Evde Kal“ uygulaması, olumlu bir dizi önemli beklentiye rağmen, aile içinde şiddet sorununu da gündeme getirdi.

Özellikle dar gelirlilerin kaldığı küçük evlere sığmayan aile üyeleri arasında son zamanlarda şiddetin başgösterdiği ve birçok durumda polisin devreye girmek zorunda kaldığı yönünde haberler de geliyor.

Uzmanlar, böylesi günlerde paylaşılan mekanların herkesin hareket alanlarını kısıtlamaya başladığına dikkati çekiyor ve şiddetin, kolay başvurulan bir yol olduğunu hatırlatıyor.

Toplum Gazetesi/ALMANYA (Haber: 27 Mart 2020)

 

HABERLER