ALMANYA'DA SOSYAL YARDIMLA GEÇİNEN BİR KISIM TÜRK VATANDAŞI ENDİŞELİ...

ALMANYA’DA SOSYAL YARDIM ALAN TÜRK VATANDAŞLARI „TÜRKİYE SERVET SAHİBİ TÜRKLER’İN LİSTESİNİ ALMANYA’YA VERECEK“ HABERLERİNDEN RAHATSIZ…

„Yurtdışında geliri ve serveti olduğu halde, Almanya’da bunları beyan etmeden, devletin sunduğu sosyal yardım imkanlarını suistimal eden ve haksız yere kullanan kişilerin ortaya çıkartılacağı ve bu kişiler hakkında cezai müeyyide uygulanacağı“ yönündeki haberler, Türk toplumunun bir bölümünü endişeye sürüklüyor.

Ve aynı haberde Almanya ile Türkiye arasında yapılan özel anlaşma ile, bilgi transferinin 1 Ocak 2018’den itibaren yürürlüğe girdiği yönündeki bilgiler de yer alınca, vatandaşlar gazetemizi arayarak, böyle bir uygulama hakkında ayrıntılı bilgi istemeye başladı.

Konuya ilişkin gazetemize yazılı bir açıklamada bulunan, AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu otomatik bilgi paylaşımıyla ilgili yapılan muhtelif haberler hakkında, Böyle bir anlaşma yoktur. Ve hiçbir vatandaşımızın Türkiye’deki mal varlığı veya serveti konusunda, Almanya’ya bilgi vermemiz sözkonusu değildir. görüşünü savundu.

Yeneroğlu, açıklamasında ayrıca: “Yetkili mercilerden bilgi alınmadan hazırlanan haberler kamuoyunu yanlış bilgilendirmektedir. 1 Ocak 2018 tarihi itibarıyla otomatik bilgi paylaşımı uygulaması başlamamıştır.” değerlendirmesinde bulundu. Yeneroğlu daha sonra şunları dile getirdi:

“Bilindiği gibi mali konularda yabancı ülkelerle karşılıklı bilgi paylaşımını içeren “otomatik bilgi paylaşımı” meselesi kamuoyunda yer alan bir konudur. Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız tarafından da, kendilerini doğrudan ilgilendiren bir konu olması nedeniyle yakından takip edilmektedir.

Konuyla ilgili basında bugün itibarıyla kamuoyunu yanlış bilgilendirici haberlerin yer alması, şaşkınlık verici bir durumdur. Anlaşılan, haberler yetkili mercilerle görüşülmeden hazırlanmıştır. Uygulamanın başladığı ve mal varlığına ilişkin bilgilerin paylaşılacağı haberi gerçeği yansıtmamaktadır.

Bu kapsamda iki noktayı tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum: Öncelikle 1 Ocak 2018 itibarıyla bilgilerin paylaşılmasına başlandığı gibi bir durum söz konusu değildir. Daha önce de açıkladığımız gibi, otomatik bilgi paylaşımının uygulamaya geçmesi için, Bakanlar Kurulu kararıyla paylaşımın yapılacağı ülkelerin ve paylaşımın nasıl olacağının netleştirilmesi gerekir. 

Ancak bu henüz gerçekleşmemiştir. İkincisi Türkiye’deki taşınmaza, mal varlıklarına ilişkin herhangi bir paylaşım yapılmayacaktır. Küçük bir detay da olsa kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinde gerekli hassasiyetin gösterilmesi şarttır.“

YAZI İŞLERİMİZDEN OKURLARIMIZA HATIRLATMA:

Değerli Okurlarımız;

Bilindiği gibi, Almanya'da dar gelirli veya hiç geliri olmayan yurttaşlara, yasalar gereği devletin sunduğu farklı boyutlardaki sosyal yardım imkanları "Sosyal Devlet" ilkesinin bir yansımasıdır.

Devlet, muhtaç şahıs veya ailelere bu yardım imkanını eşit biçimde kullandırırken, ilgili kişinin "doğru beyan"da bulunduğunu kabul eder.

Yani, bu tür hakların kullanımında, devlet vatandaşın verdiği bilgilerin doğru olduğuna inanır. Bunun ışığında sözkonusu yardımı yaparak, o kişi veya kişilerin yaşamlarını idame ettirmesini, bir ölçüde sağlamış olur.

Sosyal yardım başvurusu sırasında: "Almanya'da veya yurtdışında herhangi bir geliriniz, servetiniz veya kazanç/birikim anlamına gelebilecek sahip olduğunuz neler var?" sorusuna doğru yanıt verenler açısından, hiçbir bir sorun yoktur.

Ancak, Almanya'da veya yurtdışında başka geliri olup ta, bunu beyan etmeyenlerin doğru bilgi vermedikleri anlaşılması halinde, o zaman o kişi veya kişiler hakkında yeni yaptırımlar sözkonusu oluyor. Bu, zaten yıllardır uygulanan somut bir durumdur.

YANİ, bugünlerde Almanya'da gündeme sokulan bu konuyu, "Ankara ile özel bir anlaşma imzalanmış. Türkiye ihbar eder mi? Almanya yılbaşında bu uygulamaya girdi mi?" gibi tartışmaların da hiç bir bir anlamı yoktur. 

Bu tartışmalar, bizler açısından bir gerçeği gözardı etmekten, sorunu halının altına süpürmekten öteye gitmez.

Bu tür uygulamalar bir yasadır ve yeni değildir. Zaten Almanya'da bu hakları elde etmek için yanlış beyanda bulunmak, her alanda olduğu gibi bir hatadır. Boyutuna göre de bir nevi suçtur ve yine koşullara göre, bu hata veya suçların da belli sonuçları vardır.

Almanya bir yasa ülkesidir. Bu ülkede yaşayan herkes, devletin normlarına göre, yasaları bilmekle mükelleftir.

Yani "yasanın böyle olduğunu bilmiyordum" demek çözüm değildir. Yani Almanya gibi güçlü bir devlet pratiği, herkesin yasaları ve sonuçlarını bildiğinden hareket eder, "ama..." gibi gerekçeleri tanımaz. Bir diğer deyişle, "devletin sorularına, doğru beyanda bulunmak, ülkemde bir yurttaş sorumluluğudur. Yani, herkesin bu ülkede hakları olduğu gibi, sorumluluğu da vardır. Doğru beyan, bunlardan biridir.

Aslında bu devlet normu, hukuk kuralı aklı başında her ülkede geçerli ortak bir değerdir.

Bilgi olsun diye, not düşüyoruz. 
"Bunu bilmiyorduk" dememek için...

Toplum Gazetesi/ALMANYA (Haber: 5 Ocak 2018)

HABERLER