ALMANYA'DA BİR TÜRK FUTBOL KULÜBÜNÜN 46 YILLIK MUCİZESİ

Mannheim. Almanya coğrafyasının orta kesimlerinde bulunan ve tarihi dokusu ve kokusuyla yan yana, birbiriyle adeta yarış eden şehirlerinden biri.

310 bin nüfusuyla, hareketli bir yaşamı olan, işçi ağırlıklı ama sosyal ve kültürel karakteri belirgin bir şehir, bağlı olduğu Baden Württemberg eyaletinde, Stuttgart ve Karlsruhe’den sonra 3. büyük kenti özelliğini taşıyor.

Ulaşımaraçları bağlamında Almanya’da bisikletten uçağa kadar önemli aşamalarda yaratıcı ve üretici kaşifler de yetiştiren Mannheim şehri, 1886 yılında ilk benzinli otomobili üreten Daimler Benz’in kökünü oluşturan Alman mucit Carl Benz’in de vatanı olmakla da, haklı bir gururu yaşar.

Mannheim, üreticilikteki dinamiği kadar, yabancı yoğun nüfusuyla da kendini gösteriyor ve  dünyaya, farklı kültürlere o kadar açık bir yaşam merkezi olarak biliniyor.

Ve Türk nüfusu da, o kadar fazla ki, hani birkaç mahalleyi, ve bazı kent alanlarını dolaşaşacak olsanız, „Almanya’da mıyım? Yoksa Türkiye’de mi?“ diye  bir şaşkınlık içinde, böyle bir soruyu kendinize hemen sorabilirsiniz.

Hani klasik ifadeyle 72 millet derler ama, Mannheim, en az 172 milletten insanın yeni yurdu ve hayatın her alanında göçmen grupların yıllardır etkin olduğu dikkati çekiyor. Gastronomi ve hizmet sektöründe Türklerin girişimci ruhu ve başarısı da, ilk bakışta gözle görülür biçimde „buradayım“ diyor.

Şehrin birçok semtinde Almanlar azınlıkta, dersek, şaşırmayın. Öyle ki, kentte yaşayan Türk nüfusu, Alman nüfusundan sonra ikinci kalabalık grubu oluşturuyor. Birçok semtte ve çarşıda, oturan örneğin Türkler, Almanca konuşmaya neredeyse ihtiyaç duymuyor.

Hatta hafta sonları, Mannheim, dışarıdan yoğun gelen ziyaretçi, meraklı Türk nüfusla, şehir, adeta Türkler’e teslim olabiliyor. Çünkü kent merkezinde, aklınıza gelebilecek ve hemen her alanda mal ve hizmet sunan, Türk işyerlerinin sayısı oldukça fazla ve örneğin lokantalar yanyana gece yarılarına kadar Türk mutfağı sunuyor.

Mannheim farklı inanç gruplarının da özgürce ibadet imkanı bulduğu bir şehir ve Almanya’nın en görkemli Diyanet -DİTİB camiilerinden biri de, Mannheim’da hizmet veriyor. Öyle ki, caminin sağında solunda da, bir efsane üçgen misali, bMuseviler için sinagog ve Katolikler için tarihi bir kilise bulunuyor.

Futbol ise, kentin olmazsa olmazı. Yani, spor Mannheim kentinin köklü geleneklerinden biri. Taraftarının futbol tutkusu, adeta ölümüne bir sevda ve bunun odağı ise Waldhof Mannheim adını taşıyor. Bundesliga denilen süper ligde uzun yıllar büyük kulüplere kök söktüren ve taraftarının ateşiyle tanınan Waldhof Mannheim profesyonel takımı, ne yazık ki, son zamanlarda 3. ligde mücadele veriyor.

Buna rağmen futbol hastaları, takımına yine bağlı ve futbolda aidiyet duygusunun en güzel örneğini Mannheim futbolseverleri gösteriyor dersek, inanın, abartı olmayacak.

Peki bir şehirde Türk nüfus olur da, futbol olmaz mı?

Elbette olur. Zaten, çok sayıda takım farklı amatör kümede yüzlerce Türk gencinin teriyle mücadele veriyor. Bu kulüpler içinde ancak en köklüsü, Mannheim FC Türkspor adını taşıyor. Öyle az buz değil, 46 yıldır Alman liglerinde kök salan FC Türkspor kulübü, geçen yarım asır içinde inişli çıkışlı seyir sergilese bile, Alman futbol dünyasında gücünü kanıtlamış bir ekip ve halen Landesliga denilen profesyonel bölge liginde top koşturuyor. Yani Alman kulüplerine karşı elde ettiği başarılar ile, Alman medyasında da sık sık konu oluyor.

Ve bu Türk futbol kulübü yani Mannheim FC Trükspor, göçmen takımlara pek nasip olmayacak biçimde, yıllardır kendine ait bir sahayı kullanıyor ve daha kapsamlı çalışmalar için, geleceğe yönelik projeler üretiyor.

Almanya’da gıda sektörünün önemli markalarından olan Suntat’ın etkin desteğinin yanısıra, son yıllarda bölgedeki Türk esnaflarının da katkıyı esirgemediği  Mannheim FC Türksporu ve hedeflerini ilk ağızdan ve kulüp yöneticilerinden dinleyelim istiyoruz.

Türkspor fikri neredeyse 47 yıl önce nasıl doğdu? Takımın yarım asırlık serüveninden bilinmesi gerekenler nedir?

Almanya’da doğup büyüyen Türk gençleri, Alman takımlar yerine neden, Türkspor camiası altında buluşmayı yeğliyor? Takımın geleceğe yönelik hedefleri nedir? gibi sorulara, kulüp başkanı Hüseyin Adalı ve diğer yetkililer şöyle yanıt veriyor:

Kendilerine ait son derece modern sahasıyla, gıpta ile izlenen Mannheim FC Türkspor’un yeni hedefi ise, kendilerine ait çok amaçlı bir kulüp binasının inşaatını gerçekleştirmek. Kulübün kurucularından olan yeni dönemde yine görevi kabul eden başkan Hüseyin Adalı’nın verdiği bilgiye göre, yaklaşık 2 milyon Euro maliyeti olan yeni tesislerin temeli, sonbaharda atılacak ve 1 yıl içinde hizmete sokulacak.

FC Türkspor kulübünün çok amaçlı tesislerinde, sadece futbol değil, başka spor dallarında da hizmet verebilecek alanlar oluşturulacak. Projenin ilkesi gereği, yeni tesislerde, çocuklar, ve kadınlar için kişilik geliştirici, boş zamanları değerlendirici ve eğitici sportif imkanlar sağlanacak ve ayrıca yaşlılar ile hastalara yönelik sağlık amaçlı projelere, yerel yönetimler desteğinde ev sahipliği yapacak. (Haber-Söyleşi: Mehmet Canbolat Toplum 24 TV Mannheim)

 

Toplum Gazetesi/ALMANYA (Haber: 2 Ağustos 2020)

HABERLER