ALMAN BAŞBAKANI MERKEL HASTA! ŞİMDİ NE OLACAK?

Toplum Gazetesi/ALMANYA (YazıYorum: 18 Temmuz 2019)
Mehmet CANBOLAT Yorumluyor:

ALMANYA DÜŞÜNCELİ: ÇÜNKÜ BAŞBAKAN HASTA!

Dünyada artık onun adını bilmeyen biri varsa, mutlaka o bu dünyalı değildir.

Dün 17 Temmuz 2019 idi ve O'nun 65. yaşgünüydü.

65 yaşın, aslında Batı kültüründe farklı bir anlamı var. Hani kimisi, hemen her yaşın ayrı bir anlamı olduğunu söyler ama, O'nun için bu özel yaşın çok farklı bir anlamı var.

Tam 14 yıldır Almanya'yı sempatisi hızla artan bir seyirde Almanya'yı yönetiyor. Son birkaç yıldır, özellikle mülteci politikası yüzünden saldırı oklarına hedef olsa da, 65 yaşın ilerleyen aylarında, önce ülkenin ilk başbakanı olan Konrad Adenauer'in 14 yıllık rekorunu kırmak ve ardından da 16 yıl başbakanlık yapan Helmut Kohl'ün rekoruna geçecek bir tarihi olayın kahramanı olabilmek.

Yani bir aksilik çıkmaz ve Federal Hükümet devam edecek olursa, O artık, Almanya'da, kendisini siyasete kazandıran efsane Hıristiyan Demokrat Politikacı Helmut Kohl'den daha uzun süreli başbakanlık yapan, Şansolye ünvanı taşıyan bir Alman olarak tarihe geçecek.

Kolay değil elbet böylesi bir süreci yaşamak.

Herkese de nasip olmaz.

Kimden söz ediyorum?

Tabii ki, Almanya'nın, onca eleştiriye rağmen, ülkesini büyük ölçüde ayakta tutabilen ve dünyanın en güçlü ülkelerinden birisi konumuna getiren bayan politikacı Angela Merkel.

Ancak bir engeli var. Kimselerin doğru dürüst bilmediği bir hastalık ve Merkel son aylarda, özel durumunu çevresine belli etmemeye çalışsa bile, bir sağlık sorunu yaşıyor.

İlk bakışta belli olmasa bile, sorun büyük.
Bunu kamuya açık törenlerde kameralar hemen yakalıyor.

Merkel'de belirgin bir titreme sorunu geçtiğimiz haftalarda açıkça başgösterdi ve bu ilk kez bir devlet töreni sırasında sarsılması ile kanıtlandı.

Bir iki derken bu somut durum iyice su yüzüne çıktı ve şimdi tüm kamuoyu, Federal Başbakan'ın sağlığını merak ediyor.

Merak edenlerin başında ise, hiç kuşkusuz Büyük Koalisyonu oluşturan Hıristiyan Demokratlar ile Sosyal Demokratlar geliyor.

Zira son günlerde belli konularda görüş ayrılığı yaşayan ve örtülü biçimde restleşen koalisyon ortakları, yani CDU/CSU kardeş partiler ile SPD, mevcut güçlü hükümetin ne kadar süreceği konusunda kuşkulu.

Herşey pamuk ipliğiyle birbirine bağlı
Yani domino etkisi gibi bir şey.

Bu koalisyon bir şekilde dağılırsa, Angela Merkel de, siyaset sahnesinden kopabilir. En kötü şartlarda, yeni seçimlerde artık aday bile olmayabilir.

Angela Merkel'in rahatsızlığı daha da olumsuz seyir alırsa, büyük olasılıkla hükümet de dağılabilir.

Merkel'in kendi partisi içinde dahi, mevcut parlamentonun 2022'yi beklemeden, seçmenlerin erken seçime 2020 yılında, yani seneye sandık başına çağrılabileceği ciddi biçimde konuşuluyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Wolodymyr Selenskyj'nin 18 Haziran günü Almanya'ya yaptığı ziyarette, ilk kez Merkel'in vücudunda titreme sinyalleri kendini göstermişti. Bir başka törende ise, ulusal marşı ayağa kalkmadan oturarak dinlemek durumunda kalması, ülkedeki 'Merkel gerçekten hasta' tesbitini güçlendirdi.

Son yıllarda finans, Euro, mülteci ve büyük koalisyon içinde yükselen krizler ve bu yüzdenyoğunlaşan eleştiriler yetmiyormuş gibi, Angela Merkel şimdi de ciddi bir sağlık kriziyle başbaşa.

Yani, sadece bir insan değil, güçlü bir ülke, yani Almanya, gücün sonbaharını yaşıyor. Bu kesin.

Almanya'nın önünde şimdi üç seçenek var.

1. Angela Merkel, sağlık sorunlarından ötürü, görevini erken bırakacak.

2. Angela Merkel, 2019 Noel'ine kadar görevi sürdürüp, Konrad Adenauer'den daha uzun süre Şansolye olmuş şahsiyet olarak tarihe geçecek.

3. Angela Merkel, hiçbirşey olmamış gibi, Büyük Koalisyonun başındaki görevini, parlamentonun normal süresinin sonuna dek sürdürecek ve böylece Helmut Kohl'un rekonunu da geride bırakacak.

4. Bu seçeneklerden hangisi olursa olsun, Angela Merkel, böyle giderse, bazı çevreler tarafından bir şekilde istifaya zorlanacak.

Çünkü, halen partinin başında olan, ismini Almanlar'ın bile telafuz etmekte zorlandığı ve soğuk duruşuyla, yıldızı balon gibi sönen "AKK" lakaplı Anegrete Kramp-Karrenbauer (umarım doğru yazabildim) umutsuz vaka dışında, köşeyi bekleyen ve partinin ve elbette hükümetin başına geçmek için son yıllarda hayaller kuran Hıristiyan Demokrat kurtların sayısı birden çok fazla.

Kim mi? dersiniz? Unutun o kurtları şimdi siz.

Söyleyeceklerime kulak verin, derim.

Bir zamanlar Kuzey Ren Vestfalya Hükümeti'nin Sosyal İşler Bakanlığı'nda "Uyumdan Sorumlu Müsteşarlık" yapan, Türk toplumuyla diyalogu oldukça olumlu göstergeye sahip ve halen bu eyalette başbakanlık yapan Armin Laschet ismini, bir köşeye şimdiden not düşün derim.

O gün geldiğinde, bugünü hatırlar ve belki: "Evet, Mehmet Canbolat bunu 18 Temmuz 2019 günü yazmıştı" dersiniz.

Çünkü, Almanya'da da son 20 yıldır siyasi anlamda kuraklık yaşanıyor ve lider yaratmada büyük sorunlar var.

Armin Laschet, bu kuraklıkta, bakir bir arazide bir köşede, bir kayanın altında sessizce yetişmiş bir küçük bayır çiçeği, umut veren bir politikacı. Biraz izleyin derim.

Olmaz olmaz demeyin...

Mehmet CANBOLAT Yorumladı.
Toplum Gazetesi/ALMANYA (YazıYorum: 18 Temmuz 2019)
 
 
 
 
HABERLER